Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/12824 E. 2013/4338 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/12824
- Karar No
- 2013/4338
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ..., SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmiştir. I-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Sanıklar ... ve ...'ın yağma suçundan cezalandırılmalarına ilişkin Konya 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23.06.2005 günlü kararının, sanık ... savunmanının temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 26.12.2005 tarihli kararı ile sanık ... yararına bozulmuş ve bozmadan diğer sanık ...'ın da yararlandırılmasına hükmedilmiştir. Yerel Mahkeme bozmaya uyup yargılamaya devam etmiş ve kararı temyiz etmeyen ...'ın cezalandırılmasına hükmetmiştir. Mahkemenin bu hükmü ... savunmanı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur. Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve “bozmanın sirayeti” müessesesini kabul etmiştir. Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağırılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir. 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Hal böyle olunca; ...'ın yağma suçundan kurulan 23.06.2005 tarihli hüküm temyiz edilmeden kesinleştiğinden ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği Konya 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10.10.2006 gün ve 2006/212 Esas, 2006/387 sayılı kararı ile kurulan hükmü temyiz etme olanağı bulunmadığından, hükümlü ... savunmanının bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesine aykırı olarak, anılan Yasanın 31/3. maddesinin, 168/3. maddesinden sonra uygulanması; sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.