Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/12522 E. 2013/4434 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12522
Karar No
2013/4434
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Hükümlü hakkında kurulan Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2005 gün, 2003/937 esas ve 2004/126 karar sayılı önceki uyarlama hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; kurulan ilk hükmün hükümlü yönünden kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada hükümlü ... hakkında kurulan hükmün, hükümlü tarafından temyiz edilerek Dairemizin 19.06.2006 tarihli ilamı ile bozulması üzerine, hükümlü ... ile birlikte yargılanan hükümlü ... hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlünün hakkında yeniden kurulan hükme yönelik temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-) Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu; 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilen konut dokunulmazlığını bozma suçunun şikayete tabi olmadığı ve lehe olan yasanın belirlenmesinde değerlendirmeye esas alınması gerektiği düşünülmeden, konut dokunulmazlığını bozma suçundan düşme kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1 ve 81/2. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 53, 116/1, 119/1-c, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) Kabul ve uygulamaya göre de; a-) 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/6/2005 tarihinde, 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, aynı Yasanın 58/6-8. maddelerinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, b-) Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, c-) Yargılama giderinin her bir hükümlünün sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/12522, K. 2013/4434, T. 12.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-12522-e-2013-4434-k-671f80f64d1b