Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/12372 E. 2013/9529 K.

Konu: Hırsızlığa Teşebbüs, İftira

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12372
Karar No
2013/9529
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlığa Teşebbüs, İftira

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, iftira HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2- TCK'nın 58/5. maddesine aykırı olarak, kayden 01.07.1985 doğumlu olup adli sicil kaydındaki mahkûmiyet ilamlarına konu suçları işlediği tarihlerde, on sekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan cezaların, aynı Yasa maddesinin 7. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak; yine hüküm fıkrasından 58. Maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkartılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın yakalandığında, kendisini ... olarak tanıttığı, adli işlemlerin de bu isim üzerinden başlatıldığı ancak yapılan araştırma sonucunda gerçek kimliğinin anlaşılması karşısında; sanığın verdiği sahte ismin gerçek kişi olup olmadığının araştırılarak, gerçek bir kişinin ismini kullanmışsa 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 267/1; var olmayan bir kişinin ismini kullanmışsa aynı yasanın 206/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-Kabule göre de; a)Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; b)TCK'nın 58/5. maddesine aykırı olarak, kayden 01.07.1985 doğumlu olup adli sicil kaydındaki mahkûmiyet ilamlarına konu suçları işlediği tarihlerde, on sekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan cezaların, aynı Yasa maddesinin 7. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/12372, K. 2013/9529, T. 30.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-12372-e-2013-9529-k-f27fd0fb29fb