Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/1092 E. 2013/6049 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/1092
- Karar No
- 2013/6049
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Hükümlü ... hakkında kurulan Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 6.4.2004 gün, 2003/69 Esas ve 2004/32 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, anılan sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7.3.2006 tarihli kararı ile iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'un tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Hırsızlık suçunun, yakınana ait iş yerinin muhkem kapı kilidinin sert bir cisimle zorlanarak, kapıya da zarar vermek suretiyle açılarak işlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı TCY'nın 493/1.maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 493/2.maddesi ile uygulama yapılması ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, lehe değerlendirme için yapılan karşılaştırmada da aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması, 2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522 (pek fahiş) maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 53; 116/2-4, 119/1-c, 53; 151/1, 53.maddeleri uyarınca, mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 25.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.