Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/9693 E. 2010/15619 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/9693
- Karar No
- 2010/15619
- Karar Tarihi
Müteselsilen korkutarak faydalanma, şantaj yoluyla para temini suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c, 150/2, 35, 31/3, 62. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair KARAMAN Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2005 tarihli ve 2004/4 esas, 2004/67 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04/03/2009 gün ve 2009/2213/11820 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2009 gün ve KYB.2009/64919 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/04/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre; 15-18 yaş grubunda yer alan sanık ...'ın suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediğinin anlaşılması karşısında hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık hakkında Mahkemece verilen 11.10.2005 günlü hüküm sanık ... ile savunmanı Av. ...’a 11.10.2005 tarihinde tefhim edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan kararda kanun yolu için öngörülen 7 günlük sürenin ne zaman başlayacağı, nereye ve ne biçimde başvurulacağının gösterilmediği, bu nedenle yapılan tefhimin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1-)Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2005 tarih ve 2004/4 – 67 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE; 2-)Sanık savunmanı Av. ...’a anılan kararın, yasa yolunun ne olduğunu, başvuru süresini, sürenin ne zaman başlayacağını, merciini, nereye ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE; 06.10.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.