Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/8879 E. 2012/22438 K.
Konu: Yağma, Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/8879
- Karar No
- 2012/22438
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma, Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Kişi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanıkların yakınanı konutta yağmaladıklarının anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK’nın 149/1-d.maddesinin uygulanmaması ve olayda birden fazla nitelikli halinde gerçekleşmiş olması nedeniyle, aynı Yasanın 61.maddesi gereğince temel cezalar belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza uygulaması yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCK’nun cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme içermemiş olması, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de, kesinleşmiş hükümlerin infaz aşamasında toplanmasının düzenlenmiş olması karşısında; sanıklar hakkında farklı suçlardan hükmolunan cezaların toplanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...(...) ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından cezaların toplanmasına ilişkin cümle, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ve yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak 53. maddenin yerine, “Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına ve ‘sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına’ cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Ancak; Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...(...) ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.