Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/8040 E. 2012/17349 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/8040
Karar No
2012/17349
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar Havva Demirel ve Aydemir Uysal hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nda yer alan hırsızlık suçun ögelerinin farklı olduğu; geceleyin yakınanın dükkanının sağlam ve muhkem olan kapı kilidini kırarak yapılmak istenen hırsızlık eyleminin çıkan gürültü nedeniyle sanıkların kaçması üzerine gerçekleştirilemediğinin anlaşılması karşısında; yakınana karşı hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesine göre mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu halde, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe yasanın belirlenmesi aşamasında yapılan karşılaştırma sırasında bu suçlarla ilgili bir değerlendirme yapılmaması, sonuçta hükmedilen ceza süresi dikkate alındığında karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı yasa sanıklar lehine kabul edilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nın erteli para cezalarının çektirilmesine ilişkin bir düzenleme içermediği gözetilmeden, karma uygulamaya yol açacak şekilde 765 sayılı yasanın 95/2. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki erteli para cezasının aynen çektirilmesine karar verilmesi, 2- Suçta kullanılan eşyanın 5237 sayılı yasanın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine 765 sayılı yasanın 36. maddesi ile uygulama yapılması, uygulamaya göre de; dosya kapsamından yakınanın dükkanına ait olduğu anlaşılan bir adet kırık asma kilidin de müsaderesine karar verilmesi, 3- Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ....ve ...savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCK’nın 53 maddelerinin uygulanmasına ve sanıklar hakkındaki “erteli cezanın aynen infazına” ilişkin bölümler çıkarılarak 53. maddesinin yerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” tümcesinin eklenmesi; hükmün müsadereye ilişkin bölümü çıkarılarak yerine “TCK'nın 54. maddesi gereğince adli emanetin 2004/1174 sırasında kayıtlı iki adet inşaat demirinin müsaderesine, dosya kapsamından yakınanın dükkanına ait olduğu anlaşılan bir adet kırık asma kilidin yakınana iadesine” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nda yer alan hırsızlık suçunun ögelerinin farklı olduğu; geceleyin yakınanın dükkanının sağlam ve muhkem olan kapı kilidini kırarak yapılmak istenen hırsızlık eyleminin çıkan gürültü nedeniyle sanıkların kaçması üzerine gerçekleştirilemediğinin anlaşılması karşısında; yakınana karşı hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu halde, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe yasanın belirlenmesi aşamasında yapılan karşılaştırma sırasında bu suçlarla ilgili bir değerlendirme yapılmaması, sonuçta hükmedilen ceza süresi dikkate alındığında karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-Sanık hakkında, suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/8040, K. 2012/17349, T. 16.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-8040-e-2012-17349-k-415825449b7f