Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/7009 E. 2010/10684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7009
- Karar No
- 2010/10684
- Karar Tarihi
Tebliğname :Kanun Yararına Bozma/2009/27582 Binanın eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık Taha Çağrıcı'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/2 , 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın anılan Kanun'un 50/1-f maddesi uyarınca takdiren 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte (hizmet) çalıştırılma tedbirine çevrilmesine dair KAYSERİ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2007 tarihli ve 2007/311-461 sayılı kararının infazı sırasmda, sanığın velisinin talebi üzerine, sanık hakkında verilen 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte (hizmet) çalıştırılma tedbirinin, 5 ay süresince gece saat 19.00 ile sabah 07.00 saatleri arasında sokağa çıkmama tedbirine çevrilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 09/10/2007 tarihli ve 2007/217 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27/01/2009 gün ve 2008/889/3892 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2009 gün ve KYB/2009/27582 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/03/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan yazıda; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50/1-d maddesinde "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir." hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımına çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi gerektiği halde, özgürlüğünü kısıtlare mahiyette 5 ay süreyle gece saat 19.00 ile sabah 07.00 saatleri arasında sokağa çıkmama tedbirine çevrilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması” Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlü hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan 29.06.2007 gün ve 2007/311-461 sayılı hükmün sonuna “sanık ve savunmanının yüzüne karşı, 7 gün içinde mahkememize verilecek bir dilekçe veya mahkeme kalemine yapılacak başvuru üzerine kalemce yapılan tutanağın hakime tasdik ettirilmesi suretiyle temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Kayseri 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 gün ve 2007/311-461 sayılı kararında, başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının usulüne uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanık ve savunmanının iradesinin yanıltıldığı, ayrıca gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak anılan mahkemenin 09.10.2007 gün ve 2007/217 sayılı kararı hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu ve yok hükmünde olup konusu bulunmayan kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden ; 1- Kayseri 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2007 gün ve 2007/217 sayılı yok hükmünde olan kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-) Kayseri 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 gün ve 2007/311-461 sayılı kararının yasa yollarına başvuru süresini, yöntemi ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak sanık Taha Çağrıcı’ya tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 23.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.