Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6346 E. 2012/10105 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6346
- Karar No
- 2012/10105
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı TCK.nun 231.maddesinde yer alan hükmün açıklanmasını, kurumu doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir. 1-Suça ilişkin koşullar a)- Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası, b)-Suçun Anayasanın 174.maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması, 2- Sanığa ilişkin koşullar, a)-Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, b)-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi (5271 sayılı CMK’nın 223/9. Fıkrasına göre zararın giderilmesi koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir) c)-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Bu koşullar bulunması halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir. Ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 51.maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin koşulları ve sonuçları aynı değildir, bu nedenle önce 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 51.maddeleri yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir. Hal böyle olunca; Sanığın adli sicil kaydında yer alan Karabük Sulh Ceza Mahkemesince verilen 06.05.2003 tarihinde kesinleşmiş 24.04.2003 gün ve 124-224 sayılı ilamına konu hükümlülüğünün 2253 sayılı Yasanın 38. maddesine göre ertelendiği; erteleme süresince her hangi bir tedbire hükmedilmediği ve dosya içeriğinde çektirilmesine ilişkin bir bilginin yer almadığı, anılan kararın kesinleşmesinin üzerinden geçen süre de dikkate alındığında bu cezanın tüm sonuçları ile ortadan kalktığının anlaşılması karşısında; Sara hastası olup, çalışmayan ve yardımlar ile hayatını devam ettiren; suçunu samimi bir şekilde itiraf edip; çaldığı çantanın yerini göstererek iadesini sağlayan ,duruşma tutunaklarına yansıyan olumsuz bir kişiliği bulunmayan sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınarak; yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken;” sabıkasının bulunması” esas alınarak yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş,sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.