Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/3102 E. 2012/10417 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/3102
- Karar No
- 2012/10417
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın Adli sicil kaydında yer alan ve mahkeme tarafından celp olunan İzmir 11 Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2003 gün 2003/42 esas /82 karar sayılı ve 15.04.2003 tarihinde kesinleşen ilam olup anılan ilamda 6136 sayılı Yasa'nın 13/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 218.104.000 lira ağır para cezasının verildiği, 1 yıllık hapis cezasının günlüğü 7.270.136 liradan 2.653.599.640 lira ağır para cezasına çevrildiği, verilen cezaların içtima edilerek 2.871.703.000 lira ağır para cezasına çevrildiği, sanığın Adli sicil kaydına göre de; verilen 2.871.703.000 lira ağır para cezasının yerine anılan mahkemece 2003/42-82 sayılı kararı ile 160 gün hapis cezasına çevrilip ilamın 04.12.2003 tarihinde infaz edildiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi ile uygulamada ise tekerrüre esas ilamın denetime olanak verecek şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda 04.12.2003 tarihinde infaz edilen 160 günlük hapis cezasının tekerrüre esas alınabileceği anlaşılıp bu husus yerinde eklenmesi olanaklı görülmekle yapılan incelemede; Sanığın 19.30 sıralarında hırsızlık suçunu işlediği ifade etmesi, suç tarihinde güneşin 18.23'te batıp gece vaktinin 18.23'te başladığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 143. maddesiyle uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.