Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/28330 E. 2013/6141 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/28330
- Karar No
- 2013/6141
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar hakkında mağdur ... ve sanık ... hakkında mağdur ...’a yönelik eylem nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde, Yakınan ...’a ait 06 ... plakalı ve mağdur ...’e ait 06 ... plakalı araçların sağlam ve muhkem sol ön kapı kilitleri tornavida ile zorla açılarak, oto teyplerinin alındığının anlaşılması karşısında; mağdur ...’a yönelik eylemin 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, Mağdur ...’e yönelik eylemin aynı yasanın 493/1. maddesine uyan suçları oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulamalar yapılması, karşı temyiz bulunmadığından ve mağdur ...’e yönelik eylem yönünden netice cezada değişmeyeceğinden bozma nedeni yapılmamış, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, hükmün ONANMASINA, II-Mağdur ...’e yönelik eylem nedeniyle tüm sanıklar, mağdur ...’a yönelik eylem nedeniyle sanıklar ... ve ...; Mağdurlar ... ve ...’e yönelik eylem nedeniyle sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ...’ın kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunduğu ve sanıklar hakkında, hırsızlık eylemlerine yönelik uygulama sırasında, koşulları oluşmadığı halde yanılgılı uygulama sonucu 5237 sayılı Yasanın 145/1. maddesinin uygulanması neticesinde 2 yılın altında hapis cezalarına hükmolunmuş ise de; Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2008/6-47, 43 sayılı kararı da gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesine göre; Yakınan ..., ... ve ...'ın şikayetçi olmaları nedeniyle anılan mağdurlara yönelik eylemlerin 5237 sayılı Yasanın 151. maddesinde tanımlanan suçu da oluşturduğunun gözetilmemesi, 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı” nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanıkların kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek suça konu oto teyplerinin değerinin az olmadığı gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla hükümlülüğün yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması düzenlenmediği, her bir suç için hükmolunan cezaların bir birinden bağımsız cezalar olduğu ve ayrı ayrı infazı gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde toplanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ve “cezaların toplanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin ayrı ayrı eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Mağdur ...’e yönelik eylem nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde; Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesinde belirtilen hırsızlık suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırlarına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 141/1, 143, 66/1-d, 67/2-3-4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddesinde belirtilen zamanaşımının, suç tarihi olan 2004 yılı Mayıs ayından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazı ve bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, IV- Mağdurlar ... Bağrıyanık, ..., ..., ...'e yönelik eylemler nedeniyle sanıklar ... ve ...; mağdurlar ..., ... ve ...’a yönelik eylemler nedeniyle sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınanlara ait otoların sağlam ve muhkem kapı ve kilitleri zorla açıldıktan sonra suça konu oto teyplerinin çalındığı ve mağdur ... ...’nun şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında; anılan mağdura yönelik eylemin 5237 sayılı Yasada hırsızlık suçu yanında, aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturacağı, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 2-Mağdur ... Bağrıyanık’ın beyanlarına göre, suça konu aracının kapı kilit göbeğinin zor kullanılarak açılması sonucunda oto teybinin çalındığı gözetildiğinde, eylemin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suçun anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu da karar yerinde gösterilip tartışılmadan, yazılı biçimde 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması, 3-5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı” nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanıkların kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek suça konu oto teyplerinin değerlerinin de az olmadığı gözetilmeden cezalardan indirime gidilmesi, 3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla hükümlülüğün yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Hüküm tarihinden sonra 8.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği sanıklar ... ve ...’ın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.