Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/26586 E. 2013/6528 K. – Hırsızlık, Kamu

Konu: Hırsızlık, Kamu Mala Zarar Vermek, Sahtecilik, Tehdit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/26586
Karar No
2013/6528
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Kamu Mala Zarar Vermek, Sahtecilik, Tehdit

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, kamu mala zarar vermek, sahtecilik, tehdit HÜKÜM : TCK 1421/1-b,143, 35 , 53, 54. maddeleri gereğince 2 yıl 3 ay HC ve 265/1-3, 43, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 12 ay HC ve 152/1-a, 53. maddeleri gereğince 1 yıl HC ve 350/1-3, 53 maddeleri uyarınca (Bülent) 1 yıl HC Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Haklarında beraat hükmü kurulan sanıklar ... ve ... hakkında temyiz yoluna başvurulmadığı için adı geçen sanıklar yönünden inceleme yapılmamıştır. I- Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 350/1-3. maddesinde tanımlanan sahtecilik suçunun, aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 05.08.2004 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar vermek suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede: Sanık ...’ın baba adının, iddianamelerde ve gerekçeli karar başlığında nüfus kaydına uygun olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıklar ... ve ...’un, mağdur ...’nın işyerine gece vakti hırsızlık yapmak için girdikleri, raflardaki sigaraları poşetlere doldurdukları, işyerinde buldukları paranın bir kısmını sanık ...’nin, bir kısmını da sanık ...’in ceplerine koydukları, bu sırada bir ihbar üzerine gelen jandarma görevlilerini görmeleri üzerine, sigaraları olay yerinde bırakıp, ceplerine koydukları paralar ile kaçmaya kalkıştıkları, kendilerini yakalamak isteyen jandarma görevlilerine olay yerinde tekme ve yumruk vurmak suretiyle direndikleri ve bu direnme sırasında dört görevliyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek vasıfta yaraladıkları şeklinde gelişen somut olayda; her iki sanığın çaldıkları paraları vermemek ve bu şekilde olay yerinden kaçmak için kendilerini yakalamaya çalışan görevlilere cebir ve şiddet uygulamalarının, bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c-d-h ve 35/2. maddelerine uyan yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, hırsızlığa kalkışma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hüküm kurulması, 2- 765 sayılı TCK’nın 516/3 ve 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddelerinde tanımlanan kamu malına zarar vermek suçu yönünden, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi çerçevesinde lehe yasa değerlendirmesi yapılırken; sanıkların adli sicil kayıtlarındaki mahkumiyet hükümlerinin infaz tarihleri araştırılıp sonucuna göre, 765 sayılı TCK’nın 81/1-3. maddesinin aynı Yasanın 516/3 ve 522/1 (pek hafif) maddeleri yönünden uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde uygulama yapılması, 3- Kasten işlemiş oldukları suçlar için hapis cezalarıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 4- Hırsızlık yapmak için gece vakti, sonradan şikayetinden vazgeçen mağdurun işyerine giren sanıkların eyleminin, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve 5237 sayılı TCK hükümleri çerçevesinde, hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4 ve 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu da oluşturduğu gözetilerek, bu suçtan da uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/26586, K. 2013/6528, T. 28.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-26586-e-2013-6528-k-dd801548c359