Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/24078 E. 2013/4327 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/24078
Karar No
2013/4327
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Kimliği hakkında yalan beyanda bulunma, İftira HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında yalan beyanda bulunmak ve iftira suçlarından hüküm kurulması sırasında erteleme hükümleri değerlendirilirken, bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu kanaat gelmediğinden verilen cezanın ertelenmesine takdiren yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: I-Tüm sanıklar hakkında hırsızlık ve sanık ... hakkında iftira suçlarından hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanık ... yönünden, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin ( 4 ), ( 5 ) ve ( 6 ).fıkralarında "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir" denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, 2-Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53. maddenin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına" tümcelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından sanık ... hakkındaki denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin bölümden “1 yıl süre ile l” sözcüklerinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir Ancak; Sanık ...’nun yakalandığında ... ismini kullanıp hakkındaki yakalama ve tutuklama evrakının bu isme göre düzenlenmesini sağladığı, yapılan parmak izi eşleştirmesinde gerçek kimliğinin ortaya çıkması üzerine ise, yakalandığında kimlik bilgilerini kullandığı ...’ün Adana’da yaşayan bir akrabası olduğunu söylediği, dosya içerisinde bulunan ... adına alınmış nüfus kayıt örneğine göre de bu kişinin gerçekten var olduğunun anlaşılması karşısında sanığın eylemi bir bütün halinde 5237 sayılı TCY.nın 268/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 267/1.maddesi kapsamında kaldığı düşünülmeden, ayrıca TCK.nın 206.maddesi ile de hükümlülük kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamede bozma isteyen düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/24078, K. 2013/4327, T. 07.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-24078-e-2013-4327-k-a12450a254fd