Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/20886 E. 2013/673 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/20886
Karar No
2013/673
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre, sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE; 1- Katılan ... aşamalardaki anlatımında, evini sanık ...’e bir aylık kira karşılığı 525 Türk Lirası üzerinden kiraladığını, kira sözleşmenin tanzim tarihinin 01.11.2005, kira süresinin 1 yıl olduğunu, sanığın güvence parası olarak 1.000 Türk Lirası bedelli senet verdiğini, eve yerleşen sanığın Aralık 2005 ve Ocak 2006 kiralarını ödemediğini, alacağını istediğinde kendisini oyaladığını, olay günü sanığın telefon ederek kendisini evine çağırdığını ve güvence parasını ve borçlu olduğu kira bedellerinin bir kısmını ödeyeceğini söylediğini, eve gittiğinde sanığın eline bir miktar para tutuşturup, kendisini bıçakla tehdit etmek suretiyle, kira sözleşme belgesinin üzerindeki önceden yazılmış olan, güvence parasının kiraya verene (katılana) ödendiğine ilişkin yazının karşısına imza attırdığını ifade etmiştir. Sanık ... savunmalarında, Aralık ayına ait kira bedelini ve güvence parasını katılana nakden ödediğini, katılanın da bu ödemeye ilişkin sözleşmenin ilgili bölümüne imza attığını, güvence parasına ilişkin senedi istemesine rağmen katılanın geri vermediğini, senedi icra takibine konu yaparak ikinci kez tahsil ettiğini, icra takibinin Ankara 2.İcra Müdürlüğü’nün 2006/1003 sayılı dosyası ile yapıldığını, ayrıca Ocak ve Şubat aylarına ait kira bedellerini posta havalesi yoluyla gönderdiğini buna ilişkin makbuzların da Ankara 13.İcra Müdürlüğü’nün 2006/1068 sayılı dosyasında bulunduğunu, netice olarak katılana zorla belge imzalattırdığı iddiasının gerçek olmadığını belirtmiştir. Katılanın kardeşi olan tanık ...’in görgüye dayalı ifadeleri ile tanık ...’nun Cumhuriyet Savcısına verdiği ifade katılanın iddiası ile örtüşmektedir. Tanık ..., mahkemede ifadesinden dönmüş, katılanın kendisini işten attıracağı korkusu ile savcılıkta o şekilde beyanda bulunduğunu belirtmiştir. Tetkik konusu belgelerdeki yazıların ve imzaların farklı zaman diliminde yazılıp yazılmadığına ilişkin bilirkişi raporunda tespit edilen hususların ise, imzanın farklı kalemle atıldığının tespiti dışında, zorla attırılıp attırılmadığı konusunda tek başına sübuta ilişkin kesin kanıt niteliği taşımadığı anlaşılmıştır. Tarafların aşamalardaki anlatımları ve dosyadaki kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde, tartışmalı olan ve kanıtlanması gereken husus; kira sözleşmesinin son sayfasında “Kiraya Verene Yapılan Ödemeler” başlığı altında üçüncü sıraya yazılmış olan “Teminat tutarı (1000.00) BİN YTL.” ibaresinin karşısındaki imzanın sanık tarafından katılana zor kullanılarak imzalattırılıp imzalattırılmadığı hususudur. Sanığın savunmasında “İmzayı zorla attırmadığını, parayı nakden ödediğini, katılanın da rızası ile imzaladığını, bu paranın karşılığı olan senet bedelinin katılan tarafından icra yolu ile kendisinden ikinci kez tahsil edildiğini” söylediğine ve bu icra takibine ilişkin dosya numarasını mahkemeye bildirdiğine göre; ifadesinde belirttiği Ankara 2.İcra Müdürlüğü’nün 2006/1003 sayılı dosyası ile Ankara 13.İcra Müdürlüğü’nün 2006/1068 sayılı dosyasının asıllarının ya da onaylı suretlerinin getirtilmesi, güvence parasına ilişkin senedin tahsili konusunda, sanığın savunması ile icra dosyalarında gerçekleştirilen işlemlerin karşılaştırılması, gerektiğinde bu konudaki işlemlerin ve gerçekleştirilen aşamalar ile tarihlerinin, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla rapor haline getirtilmesi, senedin icra takibine konu edildiği tarih ile iddia edilen suçun işlendiği tarihin ayrı ayrı ve tereddüt yaratmayacak şekilde belirlenmesi, icra takibi başlangıcının suç tarihinden önce mi sonra mı yapıldığının tespiti, sanık (borçlu) tarafından takibe itiraz edilip edilmediğinin, edilmişse gerekçesinin belirlenmesi ve bu doğrultuda tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2- Yağma suçunun konutta işlendiği kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/20886, K. 2013/673, T. 21.01.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-20886-e-2013-673-k-f2a0d5faad5e