Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/20816 E. 2012/20969 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/20816
- Karar No
- 2012/20969
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Yakınan ...’a yönelik suç için kurulan hükmün incelenmesinde: Gündüz vakti, kapı kırmak suretiyle eve girip içerden çaldığı eşya ile birlikte dışarı çıktıktan sonra aynı sokakta başka bir evden hırsızlık yaparken yakalanan sanığın, sübut bulan hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek, uygulama koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesi ile cezasından indirim yapılması; 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1.maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu, gündüz vakti konutun kapısını kırmak suretiyle ve içeri girilerek yapılan hırsızlık eyleminin, yakınana karşı hırsızlık suçunun yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozmak ve aynı Yasanın 151/1.maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı “Kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı “Kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Yakınan ...’a yönelik suç için kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 491/4, 62. maddelerinde tanımlanan hırsızlığa kalkışma suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 13.10.2003 gününden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.