Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/16990 E. 2010/16860 K.

Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16990
Karar No
2010/16860
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5271 sayılı CMK'nın 253/4.maddesinde belirtildiği şekilde Cumhuriyet Savcısı tarafından kolluk görevlisine, sanık ve yakınanın ifadesi alınırken uzlaşma teklifinde bulunulması hususunda verilmiş bir talimatın olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığı halde; soruşturma ve kovuşturma aşamasında, anılan Yasanın 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaşma hükümleri değerlendirilmeden, yakınana kolluktaki “uzlaşmak istemediğine” ilişkin imzalatılan uzlaşma teklif formu ile yetinilerek hüküm kurulması, 2- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 27.10.2010 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/16990, K. 2010/16860, T. 27.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-16990-e-2010-16860-k-7c75bb2f308d