Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/1536 E. 2011/22581 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/1536
- Karar No
- 2011/22581
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine; sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması durumunda uygulanabilecek olan 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesi ile sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının varlığı halinde uygulanabilecek olan ÇKK’nun 23. maddesinin koşulları ve sonuçlarının aynı olmadığı; hükmolunan cezanın 3 yıl veya daha az süreli hapis olması veya adli para cezası olması halinde öncelikle yasal bir zorunluluk olarak 5395 sayılı Yasanın 23.maddesinde düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilecek, olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı Yasanın 50 ve 51.maddeleri yönünden değerlendirme yapılabilecektir.
Hal böyle olunca;
Anılan yasa maddeleri belli bir sıra içinde değerlendirilirken denetime olanak verecek bir biçimde yasal ve yeterli gerekçelerinin ayrı ayrı karar yerinde gösterilmesi gerektiği bir yasa normu olduğu dikkate alındığında; adli sicil kaydında sabıkası olmayan sanık hakkında yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşulların değerlendirilmesi ile sonuca ulaşılması gerektiği gözetilmeden “suçun başka bir suçla birlikte işlendiği ve yukarıdaki şekilde cezalandırıldığı anlaşıldığından” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Uygulamaya göre de;
18 yaşını doldurmayan ve daha önce mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.