Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/14562 E. 2010/21217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/14562
- Karar No
- 2010/21217
- Karar Tarihi
Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık ... ..., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b, 62. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6-7 maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına dair İSKENDERUN 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2009 tarihli ve 2007/144 esas, 2009/20 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09/06/2009 gün ve 31212 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 23/06/2009 gün ve 154714 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29/06/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Sanığın tekerrüre esas alınan Kocaeli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/1998 tarihli ve 1998/453 esas, 1998/773 sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ilamının 19/09/2000 tarihinde kesinleşip, 04/04/2003 tarihinde infaz edilerek üç yıldan fazla süre geçtikten sonra 20/04/2006 tarihinde ikinci suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/2-b maddesi uyarınca hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre; İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2009 tarih ve 2007/144 esas, 2009/20 karar sayılı sanık ... ’in yokluğunda verilen hükmünün tebliğ edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ tebliğinden(açıklanmasından) itibaren 7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında hükme karşı başvurulacak kanun yolları, süresi mercii ve şekli ve yöntemi açıkça belirtilmediği gibi, sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanığın iradesinin yanıltıldığı, ayrıca sanığa gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde yeniden tebliğ de edilmediği görüldüğünden açıklanan nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 1-) İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2009 tarih ve 2007/144 esas, 2009/20 karar sayılı hükmü kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-) Sanığa anılan kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini, yöntem ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.