Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/1274 E. 2011/49290 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/1274
- Karar No
- 2011/49290
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. İnceleme konusu kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ … tebliğ ve tefhimden itibaren 7 gün içinde …” dendiği, kararın sanığa 23.05.2006 günü tebliğ edildiği, 06.06.2006 günü temyiz yasa yoluna başvurduğunun anlaşılmasına göre; temyiz süresinin ne zaman başlayacağı konusunda sanık yanıltıldığından temyiz isteği sürede kabul edilerek yapılan incelemede; 1. 10.04.2003 günlü kararın sanık ... savunmanı ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10.Ceza Dairesi tarafından ‘ 5237 sayılı TCY’nın 7. maddesi, 5252 sayılı Yasanın 5349 sayılı Yasayla değişik 9.maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ’ yönünden bozulmasına, bozmadan temyiz isteminde bulunmayan sanıklarında yararlanmasına karar verildiği ve Mahkemece bozmaya uyularak, 28.03.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve uygulama olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 10.04.2003 günlü hükümlülük kararının kendisi yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, gerçeğinin yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanıklar hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, 2. Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.