Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/11773 E. 2010/18375 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/11773
Karar No
2010/18375
Karar Tarihi

Kapı kırmak suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 61, 81/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair TRABZON 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2004 tarihli ve 2000/1028 esas, 2004/46 sayılı kararının infazı aşamasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık lehine bulunduğundan bahisle önceki kararın aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 13/02/2006 tarihli ve 2000/1028 esas, 2004/46 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 09/04/2009 gün ve 2009/3948-21158 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 14/05/2009 gün ve KYB.2009100899 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02/06/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Mahkemece sanığa isnat olunan eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 61, 81/1. maddeleri kapsamında kaldığı kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin daha aleyhe olduğundan bahisle önceki cezanın aynen infazına dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verilmiş ise de, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/01/2006 tarihli ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanun’un 116. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve aynı Kanun’un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu nazara alındığında, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde ek karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; ./.. -2- TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanığın yokluğunda verilen, Trabzon 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2004 gün ve 1028-46 sayılı kararın kesinleştirilmesine ilişkin tebligat parçasının dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, anılan belgenin varsa denetime olanak sağlaması için dosya içerisine konulduktan sonra incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ... ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/11773, K. 2010/18375, T. 09.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-11773-e-2010-18375-k-55cf4d882c7a