Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/9192 E. 2012/7434 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/9192
- Karar No
- 2012/7434
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 493/1-son maddesine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 31/2 66/1-e, 66/2-4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin, suç tarihi olan 17.12.2004 gününden, incelemenin yapıldığı tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Uzlaşma kurumu uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir yöntemdir. İlk kez 5237 sayılı TCK.nun 73/8 ve 5271 sayılı Kanunun 253, 255. maddelerinde yerini bulmuş, kanundaki düzenleme yeterli olmaması ve uygulamanın sınırlı olması nedeniyle 5560 sayılı Kanun ile 73/9. maddesi yürürlükten kaldırılmak suretiyle uzlaşma kurumu tümüyle Ceza Muhakemesi Kurumu haline getirilmiştir. CMK.nun 253-254. maddelerinde değişiklikle alanı genişletilirken yöntemi ile de taraflara uzlaşma teklifi soruşturma aşamasında kural olarak C.Savcısı tarafından veya C.Savcısının talimatı üzerine adli kolluk görevlisince, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddedilmesinin hukuki sonuçları anlatılarak yapılması olanaklı kılınmıştır. Hal böyle olunca hakim tarafından yapılan uzlaşma teklifinin anılan yasa değişikliğine uygun olarak yapması gerekeceği açıktır. İncelenen dosyada, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddede öngörülen yöntemlere uygun yakınana ve sanığa yapılmış bir uzlaşma teklifi bulunmadığı gibi, yakınan ve sanığa yapılan tebligatların da uzlaşmanın hukuki sonuçlarını anlatan meşruhatı içermediğinin anlaşılması karşısında, uzlaşmanın sağlanamadığının kabulü ile yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, 2-) Mahkemece sanığın olay günü bilgisayar kasası, güç kaynağı, 12 adet CD ve 27 TL para ile bir kısım yiyecek malzemelerini çaldığı kabul edildiği halde, yakınanın beyanına göre 900 milyon ederinde olan çalınan malların değerinin, suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşen uygulamaya göre, 765 sayılı TCK.nun 522/1. maddesinin uygulanmasında normal yerine, pek hafif kabul edilerek sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, 3-)Sanığın, olay tarihinde ... ve ... isimli kişilerle birlikte, gece vakti, yakınana ait iş yerine muhkem ve sağlam olan havalandırma perceresinin parmaklıklarını kırmak suretiyle girerek, içeriden normal değerde bilgisayar, güç kaynağı, yiyecek malzemesi ve bir miktar parayı çaldığı, yakınanın kolluğa başvurarak sanığın suç arkadaşı ...'nin olay hakkında bilgisi olduğunu söylemesi üzerine, davet edilen ...'nin suçu ikrar ederek çaldıkları bilgisayarı ... isimli kişiye sattıklarını beyan edip yer gösterdiği, çalınan bilgisayarın bu kişide bulunarak yakınana iadesinin sağlandığı ve sanık ...'ün diğer sanığın gösterdiği “etkin pişmanlık” davranışına karşı duruşu olmadığının anlaşılması karşısında; eylemle ilgili 765 sayılı TCK'nun 493/1-son maddesiyle, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143, 168/1-4 (yakınana kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre), 53; 116/2-4, 119/1-c, 53; 151/1, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulanarak, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve hatalı karşılaştırma ile hüküm kurularak 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.