Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/8035 E. 2010/2953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/8035
- Karar No
- 2010/2953
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK. 250. maddesi İle Görevli) SUÇ : Suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, suç işlemek amacı ile örgüt kurma, yağma ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet, kısmen beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Olağan yasa yolu denetiminden olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için temyiz yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluk olup, bu husus 5271 sayılı CYY’nın “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklinde belirtilmiştir. CYY’nın 260/1. maddesinde ise yasa yollarına başvuru hakkı olanlar; “…Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar...” olarak sayılmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2007 tarih ve 2004/357-2007/246 sayılı kararının sanıklar ..., ..., ... ve ... ile sanık ... savunmanı Av. ... ve sanık ... savunmanı Av. ...’a tebliğ edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere…” dendiği, hükme karşı başvurulacak mercii, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağı, şekli ve yöntemi açıkça belirtilmediği, Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturup yapılan tebliği de geçersiz kılacağından hükmün kesinleşmesini önler. Ancak Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında kanun yollarına başvurulacak mercii, şekli, başvuru süresi ve ne zaman başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı için sanık ve savunmanların iradesinin yanıltıldığı, gerekçeli kararın da bu açıklamaları içerir biçimde ilgililere yeniden tebliğ edilmediği görüldüğünden, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle hükmün, temyiz hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka temyiz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının bildirilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; 1- Av. ...’ın 21.06.2005 günlü oturumda sanık ... savunmanlığından istifa ettiğine ilişkin dilekçe sunduğunun tutanağa bağlanıp istifa dilekçesinin adı geçen sanığa tebliğine karar verildiği, aynı avukatın bu kez 03.08.2007 tarihli oturumda aynı sanık savunmanı olarak mazeret dilekçesi vererek hükmü de temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; denetime olanak sağlanması bakımından, istifa dilekçesinin sanığa tebliğ edilip edilmediği, edilmişse tebligat belgesinin eklenmesi, avukatın istifa ettikten sonra sanıkla vekalet veya savunmanlık ilişkisinin devam edip etmediğinin araştırılarak varsa vekaletnamesinin eklenmesi vekalet veya savunmanlık görevinin devam etmediğinin belirlenmesi halinde, gerekçeli kararın sanık ...’ın vekaletnameli savunmanı olan Av. ... Günaydın’a başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten, 2- Av. ... 01.02.2005 tarihli oturumda sanık ... savunmanı olarak adı geçen sanıkta hazır olduğu halde, dosyaya vekaletname sunduğu belirtilip bu husus tutanağa bağlanmış ise de; denetime olanak sağlanması bakımından vekaletnamenin varsa eklenmesi, olduğunun belirlenmesi durumunda gerekçeli kararın adı geçen avukata başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, yoksa gerekçeli kararın sanığın bizzat kendisine aynı şekilde tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten, 3- Denetime olanak sağlanması bakımından, Av. ...’in sanık ... olduğuna ilişkin vekaletnamenin veya yetki belgesinin varsa eklenmesi, var olduğunun belirlenmesi durumunda gerekçeli kararın adı geçen avukata başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, yoksa gerekçeli kararın sanığın vekaletnameli savunmanı olan Av. ... ’ye aynı şekilde tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve dosya “Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in” 80 ve 87. maddelerinde gösterilen açıklamalar doğrultusunda düzenlenip dizi pusulasına bağlandıktan, 4- Gerekçeli kararın sanıklar ..., ..., ... ve ... ile sanık olmamakla birlikte kendisi adına kayıtlı aracın suçta kullanılması nedeniyle zoralımı konusunda açılan dava ile ilgili katılma isteminde bulunup kabul edilen Demet Özalpay’a başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarlarsa temyiz dilekçeleri de eklendikten, 5- Sanıklar hakkında birden fazla suçlarla ilgili beraat ve hükümlülük kararlarının bulunduğu, dosyada bir kısım sanıklarla ilgili lehe ve aleyhe temyiz istemlerinin olduğu, ancak tebliğnamede, temyiz edilen hangi beraat ve hükümlülük kararları ile ilgili denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı görüş bildirilmediğinin anlaşılması karşısında; bu konuda denetime olanak sağlayacak şekilde hangi sanığın, hangi suçu ile ilgili verilen beraat veya hükümlülük kararlarını ayrı ayrı gösterecek şekilde ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 25.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.