Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6382 E. 2012/4210 K.

Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/6382
Karar No
2012/4210
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını İhlal

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasının 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 1- Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesini 26.12.2002 günlü, 2002/270-2002/1178 sayılı hükümlülük kararının, hükümlüler ... ve ... tarafından temyiz edilmeksizin adı geçen hükümlüler yönünden kesinleştiği; anılan kararın sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.12.2005 gün ve 2004/24184-2005/17954 sayılı ilamıyla özetle “5237 sayılı TCY’nın 7. maddesi, 5252 sayılı Yasanın 5349 sayılı Yasayla değişik 9.maddesi uyarınca, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmadan sanıklar ... ve ...'ında yararlanmalarına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen hükümlüler ... ve ...’da yararlandırılarak 24.09.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; hükümlüler ... ve ... hakkında verilen 26.12.2002 gün ve 2002/270-2002/1178 sayılı hükümlülük kararının kendileri yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere bozma, ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlüler ... ve ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlüler ... ve ... hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, 2- Sanık ...'in İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilip, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... ve ... savunmanları ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/6382, K. 2012/4210, T. 06.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-6382-e-2012-4210-k-9c677a88333e