Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/323 E. 2010/12687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/323
- Karar No
- 2010/12687
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında yapılan incelemede: Yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık ...’nın bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE, II- Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan incelemede: Sanık ...’ın sabit kabul edilen eylemi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın verilmesi gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı ışığında; sanık ... hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” na ilişkin müessesenin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Hırsızlık suçunu işlemeye önceden karar vererek, el ve işbirliği içinde diğer sanık ... ile birlikte yakınana ait konutun bulunduğu binanın önüne gelen ve diğer sanık ... balkona tırmanıp içeri girerek hırsızlık yaparken, binanın önünde gözcü olarak bekleyen ve suç tamamlandıktan sonra birlikte kaçan sanıklar ... ve ... hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 37/1.maddesi yerine aynı Yasanın 39/1.maddesi ile uygulama yapılması ve haklarında “geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan dava açıldığı halde, “yakınana ait konuta girmeyip,dışarıda gözcülük yaptıklarından bahisle anılan suçtan cezalandırılmamalarına” karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan, sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ...’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar;(c) bendinde yazılı “kendilerinin alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına, ” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.