Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/27114 E. 2010/10909 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/27114
Karar No
2010/10909
Karar Tarihi

Hırsızlığa tam kalkışma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesine göre sanığın hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmcsinc ve cezanın infazından sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair BAKIRKÖY 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2006 tarihli ve 2005/804 esas, 2006/771 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19/11/2008 gün ve 2008/13195-56259 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2008 gün ve KYB.2008/253547 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2000 tarihli ve 1999/237 esas, 2000/51 sayılı mahkûmiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre; Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2006 tarih ve 2005/804 esas, 2006/771 karar sayılı hükmünün sanık ...’ın yokluğunda verilen hükmün usulünce tebliğ edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında hükme karşı başvurulacak kanun yolları, süresi mercii ve şekli ve yöntemi açıkça belirtilmediği gibi, sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanığın iradesinin yanıltıldığı, ayrıca sanığa gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde yeniden tebliğ de edilmediği görüldüğünden açıklanan nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 1-) Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2006 tarih ve 2005/804 esas, 2006/771 karar sayılı hükmü kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-) Sanığa anılan kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini, yöntem ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/27114, K. 2010/10909, T. 24.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-27114-e-2010-10909-k-189beee897bb