Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/24654 E. 2012/16317 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/24654
- Karar No
- 2012/16317
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Çalınan malların değeri, suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşen uygulamaya göre, 765 sayılı TCK.nın 522/1. maddesinin uygulanmasında normal yerine hafif kabul edilerek, sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Hükümlü ... hakkındaki hükmün temyiz incelemesine gelince; Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2002 günlü, 2001/158-2002/929 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.01.2006 günlü ilamında “01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan Yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına ve “bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık ...'nun da yararlanmasına" karar verilmesinden sonra, Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, 20.02.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve uygulama olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 10.02.2002 günlü, 2001/158-2002/929 sayılı hükümlülük kararının anılan sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.