Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/24250 E. 2012/12420 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/24250
- Karar No
- 2012/12420
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: İddianame ve gerekçeli karar başlığında hatalı yazılan sanıklar adının “Lasha Meparıshvılı” ve “Givi Gureshıdze” olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir. Sanıkların, gece sayılan zaman dilimi içerisinde apartman giriş kapı camını ve katılanın işyerinin duvarını kırdıklarının anlaşılması karşısında; zamanaşımı içinde konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıklar savunmanlarının lehe olan Yasa hükümlerinin uygulanmasına ilişkin taleplerinin, 5237 sayılı Yasanın 62. maddesini de kapsadığı düşünülmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, 2-Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması durumunda uygulanabilecek olan 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi ile sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının varlığı halinde uygulanabilecek olan CMK’nın 231. maddesinin koşulları ve sonuçlarının aynı olmadığı; hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis olması veya adli para cezası olması halinde öncelikle yasal bir zorunluluk olarak 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5-14. fıkralarında düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip, olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı Yasanın 50 ve 51. maddeleri yönünden değerlendirme yapılabileceğinden, Hal böyle olunca; Anılan Yasa maddeleri belli bir sıra içinde değerlendirilirken denetime olanak verecek bir biçimde yasal ve yeterli gerekçelerinin ayrı ayrı karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden “sanıklar hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” denilerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, 4- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanıklar Lasha Meparıshvılı ve Givi Gureshıdze savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.