Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/17638 E. 2010/4264 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17638
- Karar No
- 2010/4264
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, EDİRNE 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/1989 tarihli ve 1988/441 esas, 1989/312 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun'un 142/1-a, 143. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 26/04/2007 tarihli ve 1988/441 esas, 1989/312 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01/07/2008 gün ve 37587 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 23/07/2008 gün ve KYB.2008/148302 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden duruşma açılmasına karar verildiği hâlde sanığın savunması alınmadan hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A İncelenen dosya içeriğine göre; Hükümlünün yokluğunda Cumhuriyet Savcısının yüzüne karşı verilen kararda, yasa yolu bildirimi; “7 günlük temyiz yasa yolu açık olmak üzere şeklinde olup, karardaki yasa yolu bildiriminde, sürenin başlangıcının bildirilmediği, başvurma şeklinin ve merciinin de gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca kararın kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 1-) Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2007 gün ve 441-312 sayılı kararı kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma istemin bu aşamada REDDİNE, 2-)Anılan ek kararın hükümlüye, yasa yollarına süresinin başlangıcını, merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 13/04/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.