Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/17634 E. 2010/4463 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17634
- Karar No
- 2010/4463
- Karar Tarihi
Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522, 55/3, 59, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 2.750,00 Yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, BAKIRKÖY 3. Çocuk Mahkemesinin 17/12/2007 tarihli ve 2006/1918 esas, 2007/1674 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24/6/2008 gün ve 36248 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 17/07/2008 gün ve KYB.2008/142555 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/9/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen cezadan 765 sayılı Kanun'un 55/3, 59 maddeleri uyarınca indirim yapıldığında 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilip, 647 sayılı Kanunun 4. maddeye göre sonuç cezanın 2.200,00 Yeni Türk lirası olması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 17.12.2007 gün ve 2007/1674 sayılı kararı ile ‘sanığın yüzüne karşı, 7 gün içinde yargıtayda temyizi kabil olmak üzere verilen karar’ şeklinde yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru şekli, süresi ve başvurulacak merciinin usulüne uygun olarak gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 17.12.2007 gün ve 2007/1674 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanık ...’a, anılan karara karşı; başvurabileceği yasa yolu, süresi ve sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı, incelemeyi yapacak merci, başvurunun hangi makamlara ve ne şekilde yapılacağı hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.