Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/16936 E. 2010/5486 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16936
- Karar No
- 2010/5486
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 2-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılama giderinin bir kısmının “müştereken” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm ile yargılama giderine ilişkin bölümden “müştereken” sözcüğünün çıkarılması, TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin; “müştereken” sözcüğü yerine, “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında hırsızlık; sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; 1-) Sanık ... hakkında, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde dava konusu dışına çıkılarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması, 2-) Sanık ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24 ile 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma girişiminde bulunulması, aynı yasanın 23. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.