Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/16766 E. 2010/3505 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/16766
Karar No
2010/3505
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yüzüne karşı verilen ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2006 tarih ve 2006/80-116 sayılı kararının sanık ... savunmanı tarafından bir haftalık yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz yasa yoluna başvurulduğu, ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak anılan Mahkemenin kararında, “sürenin başlangıcının gösterilmemesi” suretiyle sanık savunmanının iradesinin yanıltıldığı, ayrıca anılan savunmana gerekçeli kararın bu açıklamayı içerir biçimde yeniden tebliğ edilmediği anlaşıldığından, sanık savunmanının temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınan ...’ın aşamalardaki anlatımı, tanık ... ...’ın olayın hemen sonrasında kolluktaki ifadesi, 15/02/2006 tarihli Teşhis Tutanaklarına göre; sanığın, rambo tabir edilen bıçağı sallayıp yakınanın elindeki cep telefonunu alarak yağma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; TCK.nun 149/1-a maddesi yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle aynı Yasanın 148/1. maddesiyle uygulama yapılması, 2-Sanığın, TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 01/04/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/16766, K. 2010/3505, T. 01.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-16766-e-2010-3505-k-21fe8ed896ca