Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/12581 E. 2011/2549 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/12581
- Karar No
- 2011/2549
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Karar başlığına “9.12.2006, 19.12.2006” olarak yazılan suç tarihinin “9.12.2006” biçimde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir. I-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre 5219 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/3. maddesine göre kesin olup temyizi olanaklı bulunmadığından sanık ... savunmanının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE; II-Sanıklar ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunu birlikte gerçekleştiren sanıklar hakkında TCY.nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından; kabule göre sanık ...’ya hükmolunan kısa süreli özgürlüğü kısıtlayıcı cezanın TCY.nın 50. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla aynı maddenin 1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması, yanlış uygulama sonucu cezasının bir yılın altına inmiş olması ve bu yanlışlığın ikinci kez atıfet hükmünün uygulanmasına olanak sağlamayacağından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-TCY.nın 51/3. maddesi uyarınca, sanık ...’nın cezasının ertelenmesi nedeniyle belirlenen deneme süresinin bir yıldan aşağı olamayacağının gözetilmemesi; 2-5275 sayılı CGİK’nun 106. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, sanık ...’in adli para cezasını ödememesi durumunda hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının sanık ...’nın cezasının ertelenmesine ilişkin bölümünde yer alan “Bu erteleme nedeni ile 51/3 m. gereğince takdiren 8 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine” cümlesi içindeki “8 ay” kelimesi çıkartılarak yerine “bir yıl” kelimeleri yazılmak; sanık ...’in cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin bölümden “para cezası ödenmediği takdirde gün karşılığı hapis cezasının aynen infazına” cümlesinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; III- A)Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık ...’ın suç arkadaşlarıyla birlikte hırsızlık yapmak konusunda anlaşıp, işbölümü gereği gözcülük yapmak suretiyle suça doğrudan katıldığı gözetilip, hakkında TCY.nın 37. maddesi yerine 39. maddesi uygulanarak eksik cezaya hükmolunması; 2-TCY.nın 51/3. maddesi uyarınca, sanık ...’ın cezasının ertelenmesi nedeniyle belirlenen deneme süresinin bir yıldan aşağı olamayacağının gözetilmemesi; 3-Sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesinin TCY.nın 51/2. maddesi uyarınca yakınanın zararının giderilmesi koşuluna bağlanırken; meydana gelen zarar miktarının ne olduğu, zararın giderilme biçimi (aynen iade, tazmin gibi), sanıkların zararın giderilmesinde sorumluluklarının kapsamı (belli bir oran dahilinde ya da müteselsilen gibi) karar yerinde açıkça gösterilmemesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması; 4-Sanık ...’in adli sicil kaydında yer alan Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 21.3.2006 gün ve 2005/57 – 95 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olduğu kabul edilemeyeceği, yalnızca şekil koşulları bakımından itiraz yasa yoluna tabi kendine özgü bir karar niteliğinde olduğu gözetilmeden, hükümde anılan karardan kesinleşmiş ilam olarak bahsedilip, sanık hakkında yapılan uygulamalar sırasında da bu kabul doğrultusunda ve yalnızca bu nedenle lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesi; 5-Sanıklar ... ve ...’ya hükmolunan cezalar yönünden ertelenme konusunda bir değerlendirme yapılmasına karşın, sanık ...’e hükmolunan cezanın ertelenip ertelenemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmaması; 6-Sanıklara 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılıp, suçtan zarar gören yakınanın zararını giderip gidermeyecekleri sorularak, zararı giderme olanağı tanınmadan, “zarar karşılanmadığı” gerekçesiyle; nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden, anılan maddenin uygulanmamasına karar verilmesi; 7-Kabule göre, sanık ...’a hükmolunan kısa süreli özgürlüğü kısıtlayıcı cezanın TCY.nın 50. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla aynı maddenin 1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması ve yanlış uygulama sonucu cezası bir yılın altına düşen sanık hakkındaki hükme yönelik karşı temyiz olmaması nedeniyle de, bozmadan sonra, bu şekilde bir uygulama yapılamayacağının gözetilmesi gerekliliği; B)Sanık ... hakkında, mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığa hükmolunan kısa süreli özgürlüğü kısıtlayıcı cezanın TCY.nın 50. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla aynı maddenin 1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması, 2-TCY.nın 51/3. maddesi uyarınca, sanığın cezasının ertelenmesi nedeniyle belirlenen deneme süresinin bir yıldan aşağı olamayacağının gözetilmemesi; 3-Sanık hakkında, 5395 sayılı ÇKY.nın 23. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmadan yazılı biçimde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine 09.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.