Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/11855 E. 2010/199 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/11855
- Karar No
- 2010/199
- Karar Tarihi
Nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 149/1-a, 62. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis, anılan Kanun'un 86/1, 86/3-e, 62. maddeleri uyarınca 1 sene 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, BAKIRKÖY 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/08/2006 tarihli ve 2006/140-331 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01/04/2008 gün ve 18993 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2008 gün ve KYB.2008/82251 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, sanığın nitelikli yağma suçunun işlenmesi sırasında, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçundan ceza verilebileceği gözetilmeden, adı geçen sanığın yağma eylemi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, 62. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi yanında, Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 13/06/2007 tarih ve 2006/4810 sayılı raporunda tesit edilen ve kişinin yaşamını tehlikeye sokmayan, hayati fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte, eylemi nedeniyle ayrıca anılan Kanun'un 86/1, 86/3-e, 62. maddeleri gereğince, 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık ... hakkında Mahkemesince verilen 01.08.2006 günlü hüküm, sanık ve savunmanının yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan kararda yasa yolları, “Yargıtay nezdinde 7 gün içinde temyiz kabil…” biçiminde belirtilmek suretiyle temyiz süresinin ne zaman başlayacağı ve başvurunu hangi makamlara ve ne biçimde yapılacağı gösterilmediği, bu nedenle sanık ve savunmanın yüzüne karşı yapılan tefhimin (tebliğin) kendisine bağlanan sonuçları doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.08.2006 tarih ve 2006/140 – 331 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanık ... savunmanı Av. ...’ye, anılan karara karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu, başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı, başvuru merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten, temyizi halinde esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20/01/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.