Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/10582 E. 2010/138 K. – Hırsızlık, Konut
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/10582
- Karar No
- 2010/138
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında yakınan ...’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmünün incelenmesinde; Nazilli Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.1997 tarihinde infaz olunan 1997/383-1997/782 sayılı ilamıyla, kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına, ” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...’ya yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY’nın 491/4. maddesine uyan yakınanlar ..., ..., ... ve ...’ya yönelik (4) ayrı hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, yakınan ...’a yönelik hırsızlık suçunun işlendiği “16.9.2000”, yakınan ...’a yönelik hırsızlık suçunun işlendiği “9.9.2000”, yakınan ...’ne yönelik hırsızlık suçunun işlendiği “20.9.2000” ve yakınan ...’ya yönelik hırsızlık suçunun işlendiği “5.9.2000”günü ile inceleme tarihi arasında dolmuş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...’ya yönelik hırsızlık suçlarından açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III-Sanık hakkında yakınan ... ’ya yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5271 sayılı CMK’nin 254/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 253/4,5,6 maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.