Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/8962 E. 2011/8283 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/8962
- Karar No
- 2011/8283
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Hükümlü ve sanık savunmanı
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Kadıköy 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2003 günlü, 2002/963-2003/692 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 25.10.2005 günlü ilamında, “1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulanma Şekli Hakkındaki Kanunun 5349 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmadan, hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...’ın da yararlandırılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen diğer sanık da yararlandırılarak 05.12.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin olarak ise, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK.nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.