Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/24177 E. 2010/1060 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/24177
Karar No
2010/1060
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında, yakınanlar ... ve ... yönelik eylemleri nedeniyle kurulmuş olan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK'nun 326/2. maddesine aykırı olarak "zincirlemeli olarak alınmasına " karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki yargılama giderlerinin sanıklardan "zincirlemeli olarak alınmasına" kelimelerini çıkartılmak suretiyle yerine, "sanıkların sarfına neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulmuş olan hükümlere yönelik temyiz itirazı ile sanık ... hakkında yakınan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle kurulmuş olan hükmün incelenmesine gelince; 1-Sanık ...'ın yönünden; 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, mobiletin tekerleğin dönmesini engellemek için gövdesine bağlanmak suretiyle sabitlenmiş kilidini kırarak çalması biçimindeki eyleminin 141/1 maddesine uyan suçun yanı sıra, aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu halde bu suçtan değerlendirme yapılmadığının anlaşılması karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, (suç tarihine göre mala zarar vermek suçu yönünden CMK.nun 253 ve 254. maddelerindeki uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da araştırılıp) sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden ve nitelendirmede yanılgıya düşülerek hırsılık suçu yönünden 5237 sayılı TCK.nun 141/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında önceden verilmiş olan 02.05.2003 gün ve 2002/910- 2003/328 sayılı hükmün anılan sanıklar tarafından temyiz olunmaksızın kesinleştiği, sanık ... yönünden ise anılan kararın temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29.11.2005 günlü kararıyla 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe yasanın belirlenip uygulanması ve CMUK.nun 325. maddesi uyarınca hükmü temyiz etmeyen adı geçen sanıklarında yararlandırılması için bozduğunun anlaşılması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanık ... yönünden genel hükümlere göre sürmekte olan dava ile adı geçen hükümlüler ... ve ... hakkındaki uyarlama yargılaması davalarının farklı hükümlere bağlı olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca, hükümlüler ... ve ... hakkındaki dava yönünden ayırma kararı verilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/02/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/24177, K. 2010/1060, T. 10.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-24177-e-2010-1060-k-c4dd371697ca