Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/23448 E. 2010/12505 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/23448
Karar No
2010/12505
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, kapalı spor salonundaki idare amiri odasına camını kırıp, kapıyı açmak suretiyle girerek hırsızlığa kalkıştığının anlaşılması karşısında, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından 5237 Sayılı TCK’nın 116/2 ve 152/1-a maddeleri uyarınca, hakkında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanığın, kapalı spor salonundaki idare amiri odasına camını kırıp, kapıyı açmak suretiyle girerek hırsızlığa kalkıştığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 Sayılı TCK’nun 142/1-a maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı yasanın 142/1-b maddesi ile uygulamama yapılması, 2-) Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesi ile 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca, 5560 Sayılı Yasanın 24.maddesi ile değiştirilen 253/4. fıkrasının sanıkların ... olmaması halinde, uzlaşma teklifinin yasal temsilcilerine yapılacağı biçimindeki emredici düzenlemesi de dikkate alınarak, uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden ve usulüne uygun uzlaştırma girişiminde bulunulmadan, yazılı biçimde karar verilmesi, 3-) Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden ve değerlendirmenin de, 5237 Sayılı Yasanın 50/1-c maddesinden önce yapılması gerektiği düşünülmeden, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/23448, K. 2010/12505, T. 06.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-23448-e-2010-12505-k-226b5f00597e