Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/23380 E. 2010/12546 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/23380
- Karar No
- 2010/12546
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüklerinin bulunması nedeniyle, haklarında 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçları yönünden uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, adli sicil kayıtlarına göre, sanık ...’nın Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/304-194 esas ve karar; sanık ...’ın Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/306-1271 esas ve karar sayılı ilamları ile tekerrüre esas hükümlülükleri bulunmasına karşın, haklarında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, maddede öngörülen hakların tamamından yoksun kılınmanın da hükümlülüğün doğal sonucu olup takdire bağlı bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bazı hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına karar verilmesiyle yetinilmesi, 2-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler ile yargılama giderine ilişkin “müteselsilen” sözcüğünün çıkartılması, TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin; “müteselsilen” sözcüğü yerine, “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı “ ifadesinin yazılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.