Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/17244 E. 2012/3617 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17244
- Karar No
- 2012/3617
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün sonuna “...Yargıtay yolu açık olmak üzere 7 gün içinde Yargıtay İlgili Ceza Dairesi Başkanlığına temyiz hakkı olduğu hatırlatılarak verilen karar... ” şeklinde belirtildiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak anılan Mahkemenin kararında, “sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı” hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanığın iradesinin yanıltıldığı gibi gerekçeli kararın sanığa yapılan tebliğinde bu açıklamalara yer verilmediği anlaşıldığından, adı geçen sanığın kararın tebliğinden sonra 27.10.2005 günlü temyizinin, anılan 26.09.2005 günlü karara yönelik ve açıklanan nedenle süresinde olduğu kabul edilerek, tebliğnamedeki bu sanık yönünden temyiz isteminin reddi düşüncesi benimsenmemiş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca uygulanan yasa maddeleri ve ceza sürelerinin denetime olanak sağlanması bakımından karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanıklar ... ve ...'ın eylemlerine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/2-son, 522, 81/2. maddeleriyle, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 53, 116/1-4, 119/1-c, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; konut dokunulmazlığı suçu bakımından 5271 sayılı CMUK'nın 253-254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri değerlendirilerek, uygulamaya göre sanık yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Yasanın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın korunmasına, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.