Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/16918 E. 2012/2738 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/16918
- Karar No
- 2012/2738
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığa 08.08.2005 günlü oturumda CMK'nun 150/3. maddesi uyarınca savunman olarak Av. ... ...'in atandığı, hükmün açıklandığı 25.10.2005 günlü oturumda ise gelmeyen savunman yerine yeni bir savunman atanmaksızın yargılamaya devam edilerek karar verildiği, ayrıca karar tarihi itibariyle Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi hükmüne aykırı olarak vekille takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması gerekirken, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiği ve sanık tarafından temyiz davasının süresinde açılmış olduğunun anlaşılması ile 5271 sayılı CMK.nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3. maddesi ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 sayılı kararı karşısında, anılan bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Yakınanın otosunu kilitleyerek park ettiği yerden, kapı kilidi açılıp düz kontak yapılmak suretiyle çalındığı, suça konu aracın bulunup yakınana teslim edildiğinde, yakınanın 22.10.2003 tarihli ek ifadesinde “... aracını; plakalarının sökülmüş, düz kontak yapılmış ve bagaj anahtar yerinin bozulmuş olarak teslim aldığını...” ifade ettiği, 23.10.2003 tarihli olay yeri inceleme raporunda ise yakınan beyanına dayanılarak “...muhtemelen sert bir cisim kullanılmak suretiyle aracın kapılarının açıldığı, düz kontak yapılarak çalıştırılıp hırsızlandığının...” belirtildiği 22.05.2005 günlü oturumda ise yakınanın “...zannediyorum kapıları anahtar uydurarak açmışlar, direksiyon kilidini kırmışlar...” şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık eyleminin ne şekilde gerçekleştirildiğinin, yakınanın beyanları arasındaki çelişki giderilip gereğinde zabıt mümziilerinin beyanları alınıp, suçun işleniş şekli duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin olarak saptanıp sonucuna göre hukuki vasfın tayini gerektiği dikkate alınmadan, eksik incelemeyle yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi, 2-) Sanığın, hırsızlık suçunun anahtarla ya da diğer bir aleti anahtar gibi kullanarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirdiğinin saptanması halinde; eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/2, 522 (pek fahiş), 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/2-d, 53, 151/1, 53. maddeleri açısından, ayrıksı durumda ise; 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522 (pek fahiş), 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 53; 151/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) Dosya içerisinde bulunan yakınanın ifadesinin alındığı 21.10.2003 tarihli ifade tutanağı, 22.10.2003 tarihli ek ifade tutanağı, 22.10.2003 tarihli teslim tesellüm tutanağı ve 23.10.2003 tarihli olay yeri inceleme raporunun onaysız fotokopiden ibaret bulunması, 4-) Kabule göre de, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu kabul edilip uygulama yapıldığına göre, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.