Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/16795 E. 2012/2046 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/16795
- Karar No
- 2012/2046
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yağma suçlarında yakınanın anlatımları sübut bakımından çok önemli olmakla birlikte, özellikle başkaca maddi kanıt bulunmayan durumlarda, yakınanın anlatımlarındaki samimiyet ve içtenliğin hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Bu nedenle olay öncesi ve sonrasındaki gelişmeler, sanık ile yakınan arasındaki ilişkiler, yakınanın sanığa iftira atması için bir neden bulunup bulunmadığı gerektiğinde araştırılmalı, anlatımların normal hayat tecrübelerine uygun olup olmadığı da dikkate alınarak yakınanın anlatımlarının inandırıcılığı saptanmalıdır. Hal böyle olunca; Yakınanın olayın hemen sonrasındaki anlatımları ile kovuşturmadaki anlatımlarının kısmen çelişkili olduğu da gözetilerek, öncelikle; sanık ve tanık Vefal'ın beyanları ile birlikte içki içilen yer çalışanlarının ve sanığın eşinin tanık olarak dinlenmesi neticesinde, yakınanın ve sanığın beyanlarının kendi içinde ve ayrıca birbiri ile olan aykırılıklarını duraksamaya yer vermeyecek şekilde giderip, iddiayı savunmaya üstün kılan deliller denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilip sonucuna göre hukuki vasfın tayini gerektiği; öncelikle tanık Vefal Polat'ın 5271 sayılı yasanın 52, 53, 54 ve 55 maddelerindeki koşullarına uygun olarak yakınanın 01.12.2005 tarihli ifadesi ile ilgili ayrıntılı beyanı alınıp, sanığın eşinden de yakınanın 23.02.2006 tarihli duruşmadaki anlatımları ile ilgili bilgisi olup olmadığı belirlenip, Adli muayene raporunu tanzim eden Dr. Mehmet Dikici'den olay sırasında alkollü ve ileri derecede görme özürlü olan yakınanın mevcut yaralanmasının iddiası ile uyumlu olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra delillerin bir bütün halinde takdiri gerektiği dikkate alınmadan eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.