Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/16227 E. 2010/6250 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/16227
- Karar No
- 2010/6250
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.4.2000 tarihinde kesinleşen 369-413 sayılı kararla kasıtlı suçtan hükümlüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede : Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; Hükümlü ...'nin gündüzleyin saat 14.00’de yakınana ait eve kapının kilidini kırarak girip, 600.00 TL değerinde ziynet eşyası çaldığı sabit görülerek Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 15.11.2002 gün ve 2002/441-2002/957 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY.nın 493/1,59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun uyarlanmasında,07.12.2005 gün 2002/441 - 2002/957 sayılı ek kararla yakınana karşı eylemi için 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis cezasına hükmolunup, aynı Yasanın 62/1.maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılarak sonuçta 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dosya üzerinden karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 1-)5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra yakınana yönelik 5237 sayılı Yasanın 116/1. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, 2-5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek,5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık,konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi amacına yönelik bireyselleştirilmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi, 3)Kabule göre de: Hükümlülüğün yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-)Hükümlü hakkında uygulanan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 59/2 maddeleriyle, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b,62/1,53,116/1,62/1,53,151/1,62/1,53. maddelerinin ;anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda ,konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında 5271 sayılı CMK'nın 253-254.maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de gözetilerek uygulamaya göre hükümlü yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5-Uyarlama kararı ile önceki hüküm ortadan kalkmış olduğundan, yargılama gideri,mahsup ve tutukluğun devamı konusunda önceki hükme yollamada bulunularak anılan hususlarda bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi