Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/12060 E. 2011/40615 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/12060
- Karar No
- 2011/40615
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince: 1- Dosya kapsamında bulunan sanık ... savunmanının sunduğu 16.11.2005 tarihli dilekçesinde sanıkların bir başka yağma olayından ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıp mahkum oldukları dava sırasında sanık ...’in henüz yakalanmadığı bir dönemde sanık ... için “eğer beni yakarlarsa bende onları yakarım” şeklinde tehdit ettiğini iddia etmesi ve sanık ...’nın ağabeyinin de buna şahit olduğunu ileri sürmesi, sanık ...’in 04.07.2004 tarihinde başka bir olaydan yakalandıktan sonra mağduru gördüklerinde sanık ...’in bıçak çektiğini mağdurun telefonu kendisine verdiğini olay yerinden ayrıldıklarını telefonu da ... isimli şahsa verdiğini onun tarafından da satılmış olduğunu, mahkeme aşamasında da suç işlemediğini suçu işleyenin sanık ... olduğunu ifade etmesi, beyanlarının alındığı dönemde sanık ...’in ... Sulh Ceza Mahkemesinin 15.5.2004 tarih ve 2004/269 sayılı kararı ile tutuklu bulunduğu, ancak bu durumda sanık ...’in bahsetmediği, mağdurun ise 20.5.2004 tarihli tutanak ile sanık ...’i gösterilen resimlerden teşhis ettiği dikkate alındığında; öncelikle sanık ... ve savunmanının ileri sürdüğü hususların araştırılması gereğinde sanık ...’in ağabeyinin kimlik bilgilerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla davet edilip dinlenmesi ve sanık savunmanınca bildirilen ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/251 esas sayılı dava dosyasının getirtilerek incelendikten sonra sanık ... ile diğer sanık ... arasında bir husumet bulunup bulunmadığı saptanıp sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde denetime olanak verecek şekilde gösterilip tartışılarak hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.