Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/11954 E. 2010/15591 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/11954
- Karar No
- 2010/15591
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 5237 sayılı Yasanın uygulanmasına yer olmadığına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince: Hükümlü ...’ın, diğer iki arkadaşı ile birlikte gece saat 03.00 sıralarında yakınana ait park halindeki aracın özelliği gereği kilitli olmayan kapağını açarak iki adet aküyü çalma suçunu işlediği sabit görülerek, Karaman Sulh Ceza mahkemesinin kesinleşmiş 09.07.2001 tarih ve 2001/802 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK.nun 491/2-son, 522/1, 523/1, 55/3; 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 251.512.560 TL. ağır para cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde; Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 23.08.2005 tarihli ek kararla hükümlü hakkında 765 sayılı TCK. ile kurulan hükmün lehe olacağı ve 09.07.2001 tarihli kesinleşmiş hükmün aynen infazına karar verilmiş ise de; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/2-son, 522/1, 523/1, 55/3; 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1, 31/3, 50/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesine göre uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, uzlaşma sağlanması halinde 5237 sayılı Yasa, sağlanamaması durumunda ise 765 sayılı Yasanın hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 3- Hükümlü hakkında, hüküm tarihinde yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.