Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/11806 E. 2010/79 K. – Hırsızlık, İşyeri
Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/11806
- Karar No
- 2010/79
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: 5271 sayılı CMK.nun 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 sayılı Kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu müdafi atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı ve yargılama yasalarına ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı gözetildiğinde, sanık ... yönünden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘’53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve hükümlü ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükmün incelenmesine gelince: a- Sanıklar ... ve ... yönünden; 1- Sanıkların, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, 2- Sanıklar hakkında, 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. (Değişik madde: 06/12/2006 - 5560 S.K.24.md) maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3- Suçun niteliği ile cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, b- Hükümlü ... yönünden; 23.10.2002 gün ve 2002/166-2002/247 sayılı hükmün sanıklar ... ve ...’un yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.02.2006 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için hükmün bozulmasına, bozmadan, hükmü temyiz etmeyen sanık ...’nin de yararlandırılmasına karar verilmiş ise de; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını ve kararlar arasında çatışmayı önlemektir. Bu açıklamalar ışığında, hükmün, bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığından, sanık ... hakkındaki hükmün, kesinleşen kararın uyarlanması niteliğinde olduğu ve bu nedenle, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanıklar ... ve ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayırma kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak hükümlü ... hakkında yazılı biçimde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... açısından diğer yönleri incelenmeyen, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar ... ve ... yönünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.