Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/11783 E. 2010/3141 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/11783
Karar No
2010/3141
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5560 sayılı Yasa ile 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesinde yapılan değişiklik ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 günlü 2006/8-317, 2006/319 sayılı kararı karşısında; hükmün tefhim edildiği 17.11.2005 günlü oturumda sanığın savunmanı hazır bulundurulmaksızın karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 150/3, 151/1, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması ve sanığın diğer sanıklarla birlikte gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde yakınana ait evin kapısının sağlam ve dayanıklı olmadığı keşfen belirlenen kontrplaktan yapılma kısmını kırıp buradan içeriye girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1, 119/1-c maddesindeki konut dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu düşünülmeden, hükmün gerekçe kısmında lehe yasanın belirlenebilmesi amacıyla yapılan karşılaştırma sırasında yazılı madde ile uygulama yapılması, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Takdiri indirim nedeniyle 765 sayılı TCY’nın 59. maddesi uyarınca yapılan uygulamada, hesap hatası yapılarak hapis cezasının 10 ay 25 gün yerine yazılı şekilde belirlenmesi ve sonuçta da fazla adli para cezasına hükmolunması, 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2006 gün ve 167/198 sayılı kararı ışığında, feri ceza niteliğindeki gecikme zammına ilişkin 647 sayılı Yasanın 5/5. maddesinin, 5275 sayılı Yasanın 122/1. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, süresinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCY’nın 491/4, 522 ve 59/2. maddeleri uyarınca belirlenecek 10 ay 25 gün hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca günlüğü 11 TL’den paraya çevrilerek sonuç adli para cezasının 3575 Türk Lirası olarak belirlenmesi ve hüküm fıkrasından ‘‘gecikme zammı uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılması suretiyle, diğer yönleri eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5560 sayılı Yasa ile 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesinde yapılan değişiklik ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 günlü 2006/8-317, 2006/319 sayılı kararı karşısında; hükmün tefhim edildiği 17.11.2005 günlü oturumda sanığın savunmanı hazır bulundurulmaksızın karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 150/3, 151/1, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 491/4. Maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın diğer sanıklarla birlikte gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde yakınana ait evin kapısının sağlam ve dayanıklı olmadığı keşfen belirlenen kontrplaktan yapılma kısmını kırıp buradan içeriye girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırma sırasında eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 119/1-c maddelerinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 2- Takdiri indirim nedeniyle 765 sayılı TCY’nın 59. maddesi uyarınca yapılan uygulamada, hesap hatası yapılarak hapis cezasının 10 ay 25 gün yerine yazılı şekilde belirlenmesi ve sonuçta da fazla adli para cezasına hükmolunması, 3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2006 gün ve 167/198 sayılı kararı ışığında, feri ceza niteliğindeki gecikme zammına ilişkin 647 sayılı Yasanın 5/5. maddesinin, 5275 sayılı Yasanın 122/1. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, süresinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmemesi, 4- Kabul ve uygulamaya göre de; Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/04/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/11783, K. 2010/3141, T. 01.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-11783-e-2010-3141-k-450607b34aa2