Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/6804 E. 2010/4624 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/6804
Karar No
2010/4624
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMY.nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; sanıklara zorunlu savunman atanması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, hırsızlık suçunu, yakınana ait işyerinin giriş kapısının kilidini sert bir cisimle kırarak içine girip işlediklerinin anlaşılması karşısında; eylemin, TCK.nun 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 142/2-d maddesiyle uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, suça konu işyerinin kilidinin kırılıp içindeki malların çalınması suretiyle hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; yakınanın şikayetçi olmaması da dikkate alındığında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan da hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçu açısından 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesi uyarınca, “sanık ... hakkında suç uydurma suçundan kurulan hüküm yönünden” yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 5-Sanıkların, hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, 6-Sanıklardan, neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınması gerekirken, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, “suç uydurma” suçu hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların hırsızlık suçu yönünden ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 22/04/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/6804, K. 2010/4624, T. 22.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-6804-e-2010-4624-k-b83f610fe3da