Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/21589 E. 2010/21210 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/21589
Karar No
2010/21210
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu gözetilip; 765 sayılı Yasa uyarınca sanığa verilmesi gerekli ceza miktarı denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden; yakınanın evinin pvc pencere kanadını gündüz vakti kanırttırmak suretiyle açıp hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCY.sının 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu düşünülmeden, aynı yasanın 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu kabul edilip, sanığın eyleminin, anılan yasa uyarınca hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip bu suçlardan ceza verilmeden 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesiyle yazılı biçimde hüküm kurulması; 2-Kabule göre; a)08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Yasa ile, 5237 sayılı TCY’nın 31/3. maddesinde yapılan değişiklikten önce işlenen suçlar nedeniyle, indirimin 1/2 oranında olduğu gözetilmeden, 1/3 oranında indirim yapılarak sonuçta fazla cezaya hükmolunması, b)1 nolu bozma içeriğine göre, sanığın hırsızlık eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı ve sanığın yaşı uyarınca 5395 sayılı Yasanın suç tarihine göre uygulanması gerekli metni dikkate alınarak uzlaşma girişiminde bulunulması gerekliliği; 3-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1, 55/3 59/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 31/3, 62/1; 116/1, 31/3, 62/1; 151/1, 31/3, 62/1; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 24. maddelerinde öngörülen cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında uygulama yapılarak sanık yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/21589, K. 2010/21210, T. 22.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-21589-e-2010-21210-k-3a7555e8973e