Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/21454 E. 2010/15768 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/21454
Karar No
2010/15768
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında, birden çok kişiyle konut dokunulmazlığını bozma suçundan, TCY.nın 116/1 ve 119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı içinde soruşturma yapılması olanaklı görülmüş; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, yakınana ait evden eşyaları çaldıktan sonra, 15.9.2005 günü saat 23.45 sıralarında kamyonet ile naklederken, yol kontrolü yapan trafik ekibinin durdurmuş olduğu kamyonetteki eşyalardan şüphelenerek haber verdikleri kolluk güçlerinin yaptıkları GBT sorgulamasında, çok sayıda hırsızlıktan kayıtlarının bulunduğunu anlamaları ve sanıkların eşyaların kendilerine ait olduğunu kanıtlayamamaları nedeniyle el koydukları; sanık ... aynı tarihte bilgi sahibi olarak alınan anlatımında, söz konusu eşyaları senet karşılığında aldığını belirttiği; 19.9.2005 tarihinde evinden hırsızlık yapıldığını fark edip, 21.9.2005 tarihinde kolluğa müracaat eden yakınana el konulan eşyalar gösterildiğinde, eşyaların kendisine ait olduğunu teşhis ettiği; sanık ...’ın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, sanık ...’ın ise kovuşturma aşamasına kadar suçlamayı reddedip, duruşmada suçu kabul ettiği olayda; TCY.nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların ikrarları ile malların iadesini sağladıkları gerekçesiyle anılan madde ile cezalarından indirim yapılması; 2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı gözetilerek; sanıkların adli sicil kayıtlarında yer alan hükümlülüklerinden en çok cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması ve her biri için ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, hangi sanığa ait olduğu gösterilmeksizin 4 tane ilamın tekerrüre esas oluşturduğu belirtilerek tek bir paragrafta uygulama yapılarak infazda duraksamaya neden olunması; 3-5275 sayılı Yasanın 108.maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu gözetilmeden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7.maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, 4-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın sanık ... hakkında koşullu salıverilme tarihinden sonra kaldırılmasına, sanık ... hakkında ise erteli cezasının infaz edilmiş sayılmasına kadar uygulanmamasına ya da hapis cezasının infazına karar verilirse koşullu salıverilme tarihinden sonra kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 5-Sanık ...’ın adli sicil kaydı içeriğine göre, hepsi paraya çevrilmiş, hırsızlık suçundan verilme hükümlülükleri bulunduğu ve verilen cezanın tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesinin sanık üzerinde bir etkisinin bulunmadığı, eylemlerine devam ettiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle bağdaşmayan “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda Mahkememize kanaat geldiği” gerekçesiyle, Mahkemede oluşan kanaatin nelere dayandığı da gösterilmeden, verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/21454, K. 2010/15768, T. 13.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-21454-e-2010-15768-k-0441eb69a905