Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/19568 E. 2010/10897 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/19568
- Karar No
- 2010/10897
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının tespiti ile yapılan incelemede ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142 maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522 (normal) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınana ait dükkana sağlam ve dayanıklı kepenk kilidini kırarak giren içeriden 1.400,00 TL.(normal) Değerinde hırsızlık yapan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanında aynı yasanın 116/2 maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarının da oluşturduğu gözetilerek, bu suçlarla ilgili hüküm kurulmaması, her iki yasanın ayrı ayrı somut olaya uygulanması sonucu 5237 sayılı yasa uyarınca hükmolunan sonuç cezanın sanık lehine olması ve karşı temyiz bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasıtlı suçtan özgürlüğü bağlayıcı cezayla hükümlülüğünün yasal sonucu olarak sanığın, TCY’nın 53/2. maddesi uyarınca, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından aynı maddenin 1. fıkrasının “c” bendinde yeralan velayet hakkından, vesayet yada kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine ayrı ayrı “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına, ” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,24/06/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.